BOĞAZ SAVAŞI

Menu Başlığı
Google

14/2/2007

İKİ KILIKSIZ GENÇ

İki kılıksız gencin resminin üstüne “Çanakkale’nin Fedakar Havacıları” yazıp 70 milyon insanı sersem yerine koyanların sergilediği maskaralıktan söz ediyorum… Beni "Türk milletinin manevi duygularını aşağılamak"la suçlamaya kalkan büyük milliyetçi Hulki Cevizoğlu'nun programına çıkan araştırmacının, beş yıldır elinde tuttuğu resmin arkasını çevirip bakmadığı anlaşıldı.

Peki.... Yayıncıya, bu resimdeki insanlar için "Türk askeridir" diye görüş bildiren askeri uzmanlar(!) kim? "Milli hisleri güçlendiriyor" derken, böylesine sefil kılıklı insanlara "Türk askeri" demeye nasıl cesaret ediyorlar? Bu tanım, "Türk askerini tahkir ve tezyif" kapsamına girmiyor mu? Bunun gibi ikinci bir fotoğraf daha bulmak mümkün mü? Bilimsellik bu işin neresinde? Bu kandırmaca ortaya çıktıktan sonra bütün devlet dairelerine asılmasına, posterlerinin basılıp satılmasına, heykellerinin dikilmesine kim dur diyecek?

14/2/2007

ŞEREF

Şeref, 1914’ün Aralık ayında Sarıkamış’ta, ayağında çarık, sırtında yazlık elbise, 60-100 santim kalınlığındaki karla örtülü bilinmez yollarda Allahüekber dağlarına tırmanan Hasanlar Hüseyinler’le; Çanakkale’de, tüfeğindeki mermi alınarak düşman makinelilerine 1,5 km. uzaktan süngü hücumuna kaldırılan Mehmetler’indir…

Çanakkale’de en az iki ayrı tarihte cesaretle kullandığı inisiyatif ve kararlılıkla savaşın seyrini değiştiren Mustafa Kemal bile bu şerefi ölüme koşturduğu Mehmetçiğe bırakmıştır… Titri ne olursa olsun, herhangi başka birinin bu erişilmez uzaklıktaki mertebeye uzanmasına göz yumulamaz, izin verilemez…

14/2/2007

YAŞAYAN SON ÇANAKKALE KAHRAMANI

YAŞAYAN SON ÇANAKKALE KAHRAMANI

Savaşçı, “cengaver” bir milletiz; “asker” olmakla övünür, askere gitmeyene kız vermeyiz… Askerlik hatıralarını hiç unutmaz, ama askerden kaçmanın da binbir yolunu araştırırız… Davul zurnayla birliğine teslim ettiğimiz delikanlıları marşlarla cepheye uğurlarız… Cephede bıraktığımız “şehitler”e de ağıtlar yazar, anıtlar dikeriz… Tek kötü yanımız, ister sağlam ister yaralı dönsünler, inançlarımıza göre “şehitlik”ten sonraki en önemli mertebe olan “gazilik”e ulaşan insanlarımıza hiç kıymet vermeyişimizdir

Google Gruplar grubuma katılırsanız beni çok mutlu etmiş olursunuz
E-posta:
gruba bak

Yıldıray Çıvgın "Blogcu"